R. İhsan Eliaçık

Araştırmacı yazar, müfessir.

Makale

  • “Simonlaşma” tabiri “Mücahitlikten müteahhitliğe”, “Cipli türbanlı durakta bekleyen türbanlı”, “Abdestli kapitalizm”, “Sivil vesayet” gibi içinden geçtiğimiz sosyo-politik dönemi ifade eden yeni bir muhalif tabir… Hanefi Avcı’nın kitabını üzerine bina ettiği en temel kavram Simonlaşma. Kitabın ismi de oradan geliyor: “Haliçte yaşayan simonlar…” Türkiye’de muhafazakâr iktidara “dışarıdan” çeşitli eleştiriler yapılıyor. Ben onları pek önemsemiyorum ama içeriden…


  • Kur’an’da “Ruhbân”, “Ahbâr”, “Hâmân” “Rabbâniyyûn” diye anılan ve şiddetli eleştiriler yöneltildiğini gördüğümüz “din adamı” karakterleri var. Acaba bunlar hangi sebeple eleştiriliyorlar, hiç düşündünüz mü? Hiç, bir “din kitabı” kalkıp da “din adamlarını” eleştirir mi? Bu, kendi ayağına kurşun sıkmak olmuyor mu? Aşağıda Kur’an’da bizzat Ruhbân, Ahbâr, Hâmân ve Rabbâniyyûn adının geçtiği ayetleri okuyacaksınız. Özellikle bu isimlerin geçtiği yerleri çıkardım. İsmi (ünvanı) verilmeksizin…


  • 1 Eylül barış Günü anısına… *** Önümüze konulan ve bir mahalle pazarından sonra toplanan “lahana artıklarıyla” yapıldığı izlenimi veren “kapuska” adlı içimizi döndüren yemeğe tahta kaşık sallayan üç kişiden birisi de bendim. Farklı ideolojik guruplardan gelmiş ve üçü de şimdi aynı “kapuskaya” talim etmek ve aynı ranzada tıkış tıkış yatmak zorunda kalan bu üç kişi;…


  • Çokça bilinen bir Kur’an ayetinde şöyle buyurulur: “Biz emaneti göklere, yere ve dağlara yükledik de onlar onu üstlenmeye yanaşmadı. Ondan korktular da insan üstlendi. Hiç şüphesiz insan çok cahil ve zalimdir.” (Ahzab; 72). Kur’an’ın “varlığın diliyle konuşan” uslübuna çok güzel bir örnek olan bu ayette, görüldüğü gibi, dağlar, yer ve göklerle teşhis (kişileştirme) ve intak…


  • Türkiye’nin saygın ilahiyat akademisyenlerinden değerli hocam Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu’nun “Âhir zaman ilmihâli” adlı son çıkan eseri, adından da anlaşılacağı gibi “Yaşayan ilmihâl” olma iddiasıyla kaleme alınmış… Sizlere, bu makalede, yaz boyunca okuyabileceğiniz bu güzel eseri tanıtmak istiyorum. Eser, İslam’a yönelik temel bakış açısı, konuları ile alış biçimi, zamanın ruhunu yakalamaya çalışan perspektifi ve en…


  • “Şiâr” kelimesi, “şiir” ile aynı kökten geliyor.  “Sıklık, incelik, farkındalık” manalarını içeren bir kelime… Kısa, sık ve incelikli söz (şiir), inceliklerin farkında olan (şâir), inceliklerin farkında olma (şuur), ince ve sık biten/saç (şa’r), buğdaydan farklı olarak ucunda ince kılçık bulunan arpa (şa’îr), sıkça söylenen slogan, amblem (şiâr) kelimeleri bu kökten. Demek ki birisine “Şuursuz” deyince…


  • Kur’an’da bir ayet var, yazının başlığı oradan aldım. Mevcut meallere bakılırsa, bu tür konuların çoğunda olduğu gibi “sinirleri  alınmış” ayetlerden birisi ile daha karşı karşıya olduğumuz görülüyor. “Eşitlik” kavramına duyulan antipati nedeniyle türlü teviller yapılarak anlaşılmaz hale sokulmuş. Bakın ne diyor ayet: “Yeryüzünde sabit dağlar varetti. Orasını bereketlendirdi. Orada dört mevsim güç/kuvvet kaynaklarını (egvâtuhâ), isteyenler/ihtiyaç…


  • Bugün dünyada “küresel kapitalist hegemonya” var. Kadim imparatorlukları yıkarak, iki dünya savaşı kazanarak, atom bombası atıp insanlığı susturarak, üstelik sosyalist dünyayı da çökerterek kurulmuş bir “otorite” bu… Birleşmiş Miletler (BM), Dünya Bankası, İMF gibi uluslarası kuruluşları, ABD, AB gibi birleşik güçleri, NATO gibi askeri kuvvetleri olan ve kendisini “olması gereken dünya” olarak dayatan ve bundan…


  • Mavi Marmara yardım gemisine yönelik İsrail saldırısından öfkeye kapılıp muhafazâkar hükümetten yeni bir “one munit”,  “somut adım” veya “eylem” bekleyenler boşuna beklemesinler… “Stratejik derinlik” dehlizlerinde kaybolan Dışişleri Bakanı’ndan “somut adım” veya “iş, icraat, yaptırım, karşılık” bekleyenler boşuna umutlanmasınlar… Bunların hiçbirisi olmayacaktır. Bunlar hükümetten öte devlet kararıyla olacak işlerdir. Türkiye’de böyle bir devlet yoktur. Ne böyle…


  • İbn Haldun (öl. 1406) altı asır önce “Şu ana kadar ki bütün tarih Bedevîler ile Hadarîlerin mücadelesinden ibarettir” demişti. Aslında bu, kadim dinî metinlerin; Avesta’nın, Tevrat’ın, İncil’in ve Kur’an’ın vurgularını yeniden ifade etmekten başka bir şey değildir.  Hadarîler üsttekiler, Bedevîler alttakiler oluyor.  İbn Haldun’a göre bu mücadelede birinden diğerine geçişte esas amil mülktür. Yani servet…