Makale
-
Malum, Kur’an’da “99 koyuna 1 koyun” kıssası anlatılır. Olay Hz. Davud ile ilgili olarak Sad suresinde geçer. Acaba burada ne anlatılmaktadır? Diğer kıssaların çoğu gibi, yaygın tefsirlere bakarsanız buradan hiçbir şey anlamayacağınız gibi kafanız lüzumsuz bir sürü bilgiyle dolar ve yıllar yılı bunlardan kurtulamazsınız. Halbuki anlatılmak istenen canalıcı bir sorunla ilgili. Bakın nasıl. *** Kıssanın…
-
Kur’an, Mekke’de yükselen sarsıcı söylemi bastırmak için, inkarcıların türlü savunma refleksleri geliştirdiklerini söyler. Bunlardan ön önemlileri şunlardı:“eskilerin masalı” (esâtiru’l-evvelîn), “uydurulmuş yalan” (ifkun müftera), “apaçık büyü” (sihrun mubîn), “çok eski bir yalan” (ifkun gadîm)… Acaba bunlar neye karşı söyleniyordu? Peygamber ne söylüyordu ki böyle masal, efsane, sihir, büyü, iftira, yalan, uydurma vs. diyorlardı? Yaygın anlayışa göre…
-
Malum, Peygamberimizi davasından vezgeçirmek için Mekkeli müşrikler türlü uzlaşma tekliflerinde bulunmuşlardı.Meşhur rivayette geçtiği gibi bunlardan birisinde Peygamberimiz “Bir elime ayı, diğerine güneşi verseniz ‘davamdan’ vazgeçmem” diyerek geri çevirmişti. Yaygın kanaate göre buradaki “dava” inanıp inanmama davası idi. İnkarcılar Allah’ı ve ahireti inkar ediyorlardı. Onların reddettikleri işte bu iman hakikati (hakâik-i imaniye) idi. Acaba öyle mi? Adamlar…
-
“Ortak” Türkçe’nin en sevdiğim kelimelerinden birisidir.Gündelik dilde “Na’ber ortak?” veya “Ya ortak baksana…” gibi ifadelerle daha sevimli bir hal alır ve sosyal bilinçaltımızı ifade eder.“Adalet Devleti” adlı 2003’te çıkan kitabımın alt başlığına da“ortak iyinin iktidarı” demiştim.Bu yazıda ise bir “ortaklık” hikayesinden bahsedeceğim.Bir çok konuda olduğu gibi “Kürd sorunu” hakkında da size de gayet ilham verici gelebilir.Önce rivayeti okuyalım:*** “Kabe’nin duvarları yeniden örülüyordu. Haceru’l-Esved’in (Siyah taş) bulunduğu…
-
“Açlık günleri” demek olan oruç ile “Yeryüzünde 1 milyar insan hangi suçundan dolayı aç?” sorusu arasında bir bağ kuramayan ve ‘Ne alaka, kel alaka’ vaziyetleri ile karşılayan ‘yurdum insanı dindarına’ ne demeli? Dindâr mı demeli dini-dâr mı demeli? Ona mı, kendime mi yanmalıyım? Acaba Kur’an’ın indirilmeye başladığı ay olan Ramazan ayının tümüyle “açlık günleri” ilan…
-
“Firavun” ismi Kur’an’da tam 74 kez geçer. 70’li yılların muhafazakâr dergilerinin başlık altında geçen ifadesiyle; dinî, millî, ilmî, siyasî, iktisadî ve ictimaî bir “kenz” (biriktirme) ve “temerküz” (merkezileştirme) karakteri olarak betimlenir. Bütün zamanlara ve mekanlara taşınabilsin diye mümkün mertebe yer ve mekan isimlerinden arındırılarak anlatılır. Kitab’ın en güncel, en yaşayan karakterlerinden birisidir. Hatta baş karakteridir…
-
Eski Mısır’da güçten düşen Firavun öldürülürdü. Firavun güçlü olmak zorunda olduğu için, hastalık, felç vs. halinde güçsüz görüneceği ve “tanrılık” özelliği zedeleneceği için öldürülür ve yerine güçlü olan getirilirdi. Firavun güçlü, otoriter ve “kodum mu oturtur” durumda olmak zorundaydı. Zaten Firavun’a onun için “Tanrı Ra’nın gözü/oğlu”(Fi-Ra-Vun) denmekteydi. Buna karşın Firavun’un da tanrısal özelliklerini kaybetmediği sürece halkı öldürme hakkı vardı. Çünkü…
-
Önce “kalfalık” döneminden itibaren yazdıklarımızı hatırlayalım: “Bu saflaşmada her şey birbirine karışıyor, yeniden şekilleniyor. Dünün muhalifleri bugünün statükocuları, dünün mazlumları bugünün zalimleri, dünün yoksulları bugünün zenginleri, dünün muktedirleri bugünün ezilenleri haline geliyor. Dünün merkezi bugünün çevresi, dünün “yalınayaklısı” bugünün “tesbihli monşeri” oluyor. (bkz. “Zamanın ruhu değişti” başlıklı makale). *** “Ortak özellikleri de şunlar: Paraya taparlar,…
-
Kur’an’ı okuyuşumuz, mezar ve tapınak kitabı değil; gerçek hayat kitabı zaviyesinden olduğundan, böyle güncel meselelere dair yol göstermeleri oradan çıkarmamız garip karşılanmamalı… Bu nedenle “Her konuya dini (Kur’an’ı) karıştırma” demenin benim açımdan hiçbir manası yok… Kur’an’da “mele’” ve “mütref” kavramları geçer. “Kavmin zenginlikten şımarmış ileri gelenleri” demektir. Bir toplumda “kavmin zenginlikten şımarmış ileri gelenleri”ise daha çok makam ve mevki ihtirası içinde olanlardan çıkmaktadır. Bu nedenle Kur’an’ın…
-
Kur’an’da çok eşliliğin emredilmediğini, tavsiye de edilmediğini ve hatta ruhsat da verilmediğini söyledim, söylüyorum. Kur’an’ın indiği “toplumda” çok eşliliğin olması ve onun dönüştürücü ilk örnek olarak Kur’an metnine de girmiş olması emir, tavsiye veya ruhsat verildiği anlamına gelmez. Tıpkı kölelik, cariyelik, içki veya zengin-yoksul uçurumuna dair dönüştürücü hükümler getirmesi gibi çok eşlilik ile ilgili olarak…
