Makale
-
Geçenlerde bir hastaneye gittim. Baktım üzerinde “Hızır acil servis” yazılı bir ambulans var. Ambülans görevlisine “Sizin işiniz nedir? diye sorunca, adı üzerinde hastalara “Hz. Hızır gibi yetişiriz” dedi. “Hızır gibi yetişmek…” Yurdum insanı “Yetiş ya Hızır!” diye yalvarınca “Hz. Hızır” gibi anında orada bitiveriyorlar! “Hz. Hızır…” Hz. Musa’nın iki denizin birleştiği yerde Hz. Hızır ile…
-
Tarih boyunca kimi kişiler, aileler, sülaleler, hanedanlar, ırklar, cinsiyetler ve milletler kendilerini insanlığın genel gidişatından ayırarak üstün olduklarını, diğerleriyle eşit seviyede tutulamayacaklarına inanmışlardır. Kimine göre tanrı onları özel, ayrıca veya önce yaratmıştır. Geri kalanlar onlara hizmet için veya onların döküntüsü ya da artığı olarak vardır. Kimine göre de tanrı onları insanlığı uygarlaştırmak, çağdaşlaştırmak, ilerletmek için…
-
Önce bazı “fâideli” bilgiler… Esâtir, menkibe, kıssa, tarih… Çoğu zaman bunların birbirine karıştırıldığını görüyoruz. Oysa Kur’an kıssalarını iyi anlayabilmek için, bu sözcüklerin, bu dili (Arapça) konuşanın zihninde nasıl belirdiğini doğru anlayarak işe başlamamız gerekir… ESÂTİR kelimesinin kök anlamı Arapça’da yazmak demek… Yazı (satır), yazılı olan satırı okumayıp atlamak (istâr), uyduruk söz yazmak (satara’l-ekâzîb), efsane, hurafe…
-
Evet, günümüz kiriterlerine göre Hz. Muhammed “zengin” olamadığı için hayatta başarısız birisi olarak görülmek durumundadır! Günümüz dünyasının kriterlerine göre bakacak olursak Hz. Muhammed (s.a.v) “başarısız” birisidir. Çünkü 23 yıl süren “kariyer” hayatının sonunda “beş parasız” bir yoksuldur. Bu mantığa göre o, hayattaki fırsatları iyi takip edememiş, “köşeyi dönmek” için önüne konan fırsatları değerlendirememiş, aklını iyi kullanıp…
-
Adnan Menderes’in asıldığı yıl (1961) doğmuşum. Aynı tarihlerde doğan binlerce, onbinlerce yurdum insanından birisi olarak, cuntalarının, Yassıadaların, idamların orta yerine düşmüşüm yani. Ağlama seslerim tank seslerinden duyulmamış bile… Darbeyle, tankla, cuntayla karşılamış bu topraklar beni de bu dünyaya… İlkokula 12 Mart ile başlamışım. O dönemden hatırladığım tek kare, rahmetli babamın köstekli saatine bakıp “Ajansları aç…
-
İnsanoğlunun “bağımlılıktan kurtulma” arayışı insanlık tarihi kadar eski… Sıcağın soğuktan, meyvenin ağaçtan ve yazının fikir halinden “kopuşunun” Arapça’da “HRR” kökünden gelen kelimelerle ifade edilmesinden de anlaşılacağı gibi hürriyet (özgürlük) tüm bağlardan kopuş, kurtuluş manasına geliyor. Tarihte, hayatta ve tabiatta insanı kuşatan onca bağ varken insanoğlu bu bağlardan nasıl kurtulacak? Arapça’da hürriyet sözcüğünün geldiği “HRR” kökü…
-
Türkiye’de birisi için “Dine yönelmiş, ibadete başlamış”deyince neden akla gelen “Namaza başlamış, örtünmüş” oluyor? Keza “Dini bırakmış, ibadeti terk etmiş”denince de neden “Artık namaz kılmıyormuş, başını da açmış” denmek istendiği anlaşılıyor? Yani din ve ibadet denince neden namaz, oruç, hac, başörtüsü, cüppe, sakal vs. birkaç şeklî ibadet ve görüntüden başka bir şey düşünülemiyor? Çünkü…
-
Irak’taki durum giderek içinden çıkılmaz bir hal alırken, en son Saddam’ın idamı ile Şiî-Sünnî gerilimi ve saflaşması bir kez daha tetiklendi. “Büyük Şaytan”, daha önce Şiîlere saldırttığı, Kürtlere kimyasal bomba attırttığı Saddam’ı, döndü Kürtlere yargılattı, Şiîlere astırdı. Malum, yargılayanlar Kürt, asanlar Şiîydi. Hani o tipik “emperyalist” taktik vardı ya; böl, parçala, yut politikası… Tıkır tıkır…
-
– Söyle bakalım, İslam’ın şartı kaç? – Hımm, imanın şartı kaç? – Güzel… Peki ne zamandan beri Müslümansın, onu da söyle sana hediye vereceğim… Bu tür sorularla çocukluk yıllarınızda çok karşılaşmışsınızdır. Mesela son soruya verdiğiniz cevabı tahmin edebiliyorum: “Gâlû beladan beri Müslümanım elhamdulillah…” Çünkü biz de hep öyle derdik. O çocuk aklımla hep düşünmüşümdür; “Gâlû…
-
Bir ülkede, cumhurbaşkanı, lider, önder, başkan, president, imam, başbuğ, veliyyülemr, reis, emir vs. olarak anılan kişi, ülkenin siyasetinden çok sosyolojisinin ve hatta ontolojisinin konusudur. O ülkenin milleti, tarihi, coğrafyası, morfolojisi, sosyolojisi, psikolojisi, dini ve kültürel iklimi ile doğrudan alakalıdır. Bunlar arasında birebir ve doğrudan ilişkili bir önderlik kurumu, o toplumun bir çok sorununda etkili rol oynar…
