R. İhsan Eliaçık

Araştırmacı yazar, müfessir.

barış

  • “Allah Barış Yurdu’na çağırıyor.” (Kur’an, Yunus; 10/25). Düşünün… Trakya, Kafkasya, Buhara, Yemen veya Cebel-i Tarık sınır kapılarından içeri girerken hep aynı levhayla karşılaşıyorsunuz: Barış Yurdu’na hoş geldiniz… Girilen kapıya göre Türkçe, Kürtçe, Arapça, Farsça, Urduca, Berberice, Habeşçe, Çerkezçe vs. bir çok dilde yazılmış… Avrupa’dan, Asya’dan veya Afrika’dan diğer kıtaya geçerken bu levha sizi karşılıyor… Fas’tan…


  • 2011 genel seçimlerinde iktidar partisi % 49.9 oy almıştı. Zafer naraları atıp, balkon konuşmaları yapılırken şunları yazmıştım: “Gırtlağınıza kadar harama batmışsınız. Yöneticileriniz küresel çakalların işbirlikçisi olmuş. Rüşvete “komisyon”, hortuma “istihkak”, avantaya “siyaset payı” der hale gelmişsiniz. Sonra “Ne var bunda” , “Seccade yok mu seccade?” diyerekten namaza durabilir olmuşsunuz. İzzeti ve şerefi develerin sırtında görür…


  • Günümüzde İslâm ve şiddet tartışmaları yapılırken Hazreti Muhammed’in girdiği savaşlara da çokca gönderme yapılır. Ancak bilinmelidir ki, peygamber dönemindeki savaşlar hep kendini savunma, Müslümanların can ve mal güvenliğini koruma amaçlıdır. Zaten Kuran-ı Kerim’e göre saldırı yoksa savaş da yoktur. Müslümanlar ancak kendilerini savunmak için silaha başvurabilirler. Savunma sözkonusu değilken bir yeri işgal etmek, fethetmek, haraç…


  • Bir büyük hac (bayram) mevsimine daha giriyoruz. İnsanlar, bugünlerde, dört bin yıl önce eski temelleri üzerine Hz. İbrahim’in yeniden inşa ettiği Kabe’ye akıyorlar… İnsanlığa kendi özünü; doğuş, varoluş ve ayağa kalkış yerini hatırlatan, bunun için de bir  anma yeri/anıt (zikra) olan Allah’ın ve Adem’in evi Kabe’ye doğru akıyorlar… İnsanlık tarihinde, yankısı çağlar boyu süren (mübarek)…