R. İhsan Eliaçık

Araştırmacı yazar, müfessir.

  • Malum, Kur’an’da tabiat (doğa) tasvirleri yapan ayetler vardır. “Gökten su indirmek… Toprağı ekmek… Üzüm bağları, yonca tarlaları, zeytin ağaçları, hurmalıklar, yemyeşil çayırlar, ormanlar, meyveler, develer, sekiz çift sığır… Gece ve gündüzün birbiri ardınca gelmesi, ışık saçan güneş, parlayan ay, ışıldayan yıldızlar…vs. Bütün bu tasvirlerin “Yerde, gökte, tende, canda bir Yaratan sezdirtme”ye yönelik olmakla birlikte “mülk”…


  • Malum, Kur’an’da cehennem sahneleri vardır. “Derileri kavuran ateş”, “Etleri lime lime dökülmek” “İrin içmek”, “Yakıtı taş ve insanlar olan ateş” “Pislik yedirmek”, “Zakkum ağacından yemek” vb. korkunç azap tehditleriyle karşılaşırız bu sahnelerde. Acaba bu sahneler kime yönelik? Cehennem sahnelerinde neden bu denli öfke var? Bu öfke kime? Neden bu kadar kızıyor Allah? Aşağıda Kur’an’da nuzül…


  • “Dört kitabın manası bellidir bir Elif’te” demiş Yunus Emre… Ne güzel, ne derin bir söz. Dört kitabın manası “bir”, hepsinin özü bir… Yeryüzündeki “ilahî bildiriler” bunlar; döner dolaşır aynı şeyi anlatırlar. Onun için “Tevrat ehli” yanlarındaki ile amel etsin, “İncil ehli” içinde yazanlara uysun, “Furkan ehli” gereğini yerine getirsin der Kur’an…(Maide; 66, 68).Bu ne demek?…


  • Geçen hafta içinde Habertürk TV’de Palçiçek Pamir’in Karşıt Görüş proğramına çıktım. Proğramda MUSİAD eski başkanlarından Erol Yarar ile İslam ve Burjuvazi konusunu tartıştık. Tartışmadan her ne kadar entelektüel bir haz alamasam da, temel mesajları verme açısından fena olmadı. Aşırı yüklenme nedeniyle internet sitem az kalsın çöküyordu. Mail trafiği de cabası… Bu yoğun ilgiden “İslam abdestli…


  • Malum, peygamberimizin doğuş sırasıyla Kasım, Zeyneb, Rukayye, Ümmü Külsûm, Fâtıma, Abdullah, İbrahim adında üçü erkek dördü kız olmak üzere yedi çocuğu olmuştu. Bu yedi çocuğun altısı Hatice’den, yedincisi Mâriye’den idi. Fatıma hariç hiç birisi yaşamadı. Fatıma da kendisinden 6 ay sonra vefat etti. Peygamberimizin ilk çocuğu Kasım idi. Bu sebepten künyesi Ebü’l-Kasım (Kasımın babası) oldu.…


  • “İhtiyaçtan fazla mal haramdır, hırsıklıktır… Açlar, yoksullar dururken villalar alınıyor, ciplere biniliyor… Altın ve gümüş yoksullar üzerinde hegomanya kurmak için kullanılıyor… İnfak edilmiyor… Mülkte şirk koşuluyor… Bahçe sahipleri kıssası ölülerin ardından okunup duruyor… Kırkta bir diye bir şey tutturulmuş gidiyor… Komşusu açken tok yatmamak için zengin mahallelere taşınanlar var… Sokaktaki açtan, yoksuldan haberiniz var mı?…


  • 16 Ekim Dünya Gıda Günü nedeniyle BM haberi: “Birleşmiş Milletler (BM) dünyada açlık sorunu yaşayan insan sayısının 1 milyarı geçtiğini açıkladı. BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Dünya Gıda Programı’na (WFP) yayınladıkları ortak raporda, dünyada açlıkla mücadele eden insan sayısının, 2009 yılında 100 milyon artarak, 1 milyar 20 milyona ulaştığını bildirdi. Raporda, bu sayının…


  • Şehirde “Muhammed geliyor” diye sesler duyuldu… Evsliler, Hazreçliler… Medine’de daha önce yıllarca birbiriyle savaşmış, aralarında kan davası olan onlarca kabile; kadın erkek, çoluk çocuk Medine’nin girişine doğru yürüdü…. Nihayet çölün kızgın güneşi şehri kavururken ufukta göründüler. Hep bir ağızdan şarkılar başladı. Erkekler ellerini açmış yakarıyor, kadınlar zılgıt çekiyor, çocuklar bağrışıyordu. Şehrin girişinde büyük bir kalabalık…


  • Önce yazının temel öncülü mahiyetinde iki soru; 1- 1921 anayasasında “Türk” kelimesi geçmiyor. Meclise bile “Büyük Millet Meclisi” deniyor, devletin ismi olarak da “Türkiye Devleti” tabiri kullanılıyor, neden? 2- On kıtalık İstiklal Marşı’nın hiçbir yerinde “Türk” kelimesi yok, niçin? Bu soruların cevabı önemlidir. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de, 1 Ekim’deki Meclis açılış konuşmasında, konu tamamen bu…


  • Tevrat’ın son bölümü olan Malaki şöyle bitiyor: “Rabb’in büyük ve korkunç günü gelmeden önce size peygamber İlyas’ı göndereceğim. O, babaların yüreklerini çocuklarına, çocukların yüreklerini babalarına döndürecek. Öyle ki gelip ülkeyi lanetleyerek yok etmeyeyim.” (Malaki; 4/5). İncil’in son bölümü olan Vahiy kitabı da şöyle bitiyor: “Bunlara tanıklık eden “Evet, tez geliyorum!” diyor. Amin! Gel, ya Rab…