YAZILAR
-
“Alis Harikalar Diyarında” (Alice’s Adventures in Wonderland), Lewis Carroll mahlasını kullanan Charles Lutwitge Dodgson tarafından 1865 yalında yazılan bir çocuk romanı… Roman, Alis adında bir kız çocuğunun, bir tavşan deliğinden geçerek girdiği fantastik bir dünyada başından geçen hikayeleri anlatır… Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye’nin en büyük kentsel parkı olma özelliğini taşıyan çocuk parkının ismi de buradan…
-
“Beklemek” ve “uyanmak” ile ilgili Türkçe’de o kadar çok türkü, deyim, deyiş var ki; 1- “Üç gün dedin, beş gün dedin aylar oldu gelmedin/Geçen cuma gelecektin haftalardır gelmedin”… “Her seher vaktinde doğanlar gibi/Sabah güneşimi bekledim durdum”… 2- “Uyan uyan Üsküdar’da sabah oldu”… “Uyan uyan sabah oldu/Namazını kıl”… “Uyan çoban uyan sürüde kurt var/Mor koyun yaralı…
-
Londra’daki G-20 zirvesinden “müdahale” kararı çıktı. Bir çok iktisat yorumcusu ve gazeteler bunu “serbest piyasanın sonu”, “Kapitalizmin 233 yıllık temelinin çöküşü” olarak verdi. Kapitalist teorinin kurucu babası sayılan Adam Smith’in 1775’te söylediği ve serbest piyasa ekonomisinin temel direği olan “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” sloganının tarihe karıştığı ifade edildi. Küresel krize çözüm arayışlarını tartışmak için G-20…
-
Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de seçmenlerin % 60’ı sadakatsizmiş… Geriye kalan % 40 da bir partiye sadakatle “bağlı”, “biatlı”, “ideolojik” seçmenmiş… Bunların da yaklaşık % 7-10’unu “etnik”, % 15’ini “dini”, % 15’ini de “laik” biatlılar oluşturuyormuş… “Sadakatsiz seçmen” tabirini tuttum. Çünkü ben de bu gruba dahil oluyorum! Bu tutumun “doğru” bir tutum olduğunu düşünmekteyim. Bir “davaya”…
-
Zaman zaman Anadolu’yu geziyorum. Önceki hafta İzmit/Körfez, geçen hafta da Gaziantep ve Kayseri’deydim. Çok iyi izlenimlerle döndüm. Bir yanda şaşırtıcı bir dikkatle iki saat, üç saat dinleyen kalabalıklar… Soru soran gençler… Harıl harıl not tutan bayanlar… Kendini yenilemiş, ufku açık, çalışkan, gayretli, tanıdık yüzler… Gittikçe artan ilim havzaları… Yaşayan Kur’an okumaları vs… Diğer yanda yükselen…
-
Bu yazıyı Diyanet’ten gelen “Uydurma hadisler temizlenecek” başlıklı haber nedeniyle yazıyor değilim. İkbal’in tabiriyle “İslam’da dini düşüncenin yeniden inşası” işine kendini vakfetmiş birisi olarak, yazdığım yazılara mızraklarının ucuna bir takım uydurma hadisleri takarak saldıranlar oluyor. Kimi hadisleri saldırı aracı olarak kullanıyorlar ve tam bir uydurma hadis terörü estiriyorlar. Bunun için de özellikle üç kitabı bahane…
-
Acaba bir peygamberin gördüğü rüya, gelecekten (ğayb) haber verme midir? Örneğin Peygamberimizin gelecekten bahsettiği doğru, ama bunlar ğaybtan haber vermek olarak mı anlaşılmalı? Malum, böyle şeylere kehanet deniyor. Oysa peygamberimiz “kahin” değil, söyledikleri de “kehanet” değil. Peki, ne o zaman? Kanımca peygamberimizin rüyalarının her biri birer “hedef gösterme”dir… Gerçekleşmesini istediği büyük ülküleri, gelecek tasavvurları ve…
-
Eskiden emperyalizm, komünizm, siyonizm, faşizm vs. vardı. Artık bunlardan bahsetmek “ideolojik takılmak” oluyor. Şimdi yükselen trend veya yeni sınıfın ideolojisi: Kariyerizm ve Konformizm! Sağcı, solcu, İslamcı, liberal, Kürtçü, Türkçü, Atatürkçü fark etmiyor. Bu yeni “izm” değil dört eğilimi; bütün eğilimleri, grupları, fraksiyonları tek bir bayrak altında birleştiriyor. Sloganı şu: Dünyanın bütün ‘bir yere gelmek’ isteyenleri!…
-
Bir memlekette “yolsuzluğa” karşı en ciddi itirazlar dindarlardan gelmeli… Dindarlar yani Allah’a ve ahiret gününe inandıklarını, Kur’an okuduklarını, Peygamberin yolundan gittiklerini söyleyenler ülkelerinin “derin vicdanı” olmak durumundadırlar… Çünkü Kur’an içinde yoksulun ve açın davası yoksa, böylesi dindarlık iddialarının gösteriş ve sahtekarlık olduğunu söyler (Maun suresi). Yolsuzluk yapan “sahabe” bile olsa deşifre eder. “Cemaat” duygusunun “adalet”…
-
En son söyleyeceğimi ilk başta söyleyerek başlayayım, sonra gerekçelerini sıralayacağım:İslam ‘dinlerden bir din’ olmadığı gibi…Hz. Peygamber ‘din adamı’ olmadığı gibi…Kur’an da bir ‘kutsal kitap’ değildir!(“İslam dinlerden bir din midir?”, “Bir din hayattan nasıl çekilir?” ve “Hz. Peygamber din adamı mıydı?” başlıklı makalelerde ilk ikisine dair yazmıştım.)Bu konu neden önemli? Çünkü İslam’a “dinlerden bir din” muamelesi…
