Bugün dünyada “küresel kapitalist hegemonya” var.

Kadim imparatorlukları yıkarak, iki dünya savaşı kazanarak, atom bombası atıp insanlığı susturarak, üstelik sosyalist dünyayı da çökerterek kurulmuş bir “otorite” bu…

Birleşmiş Miletler (BM), Dünya Bankası, İMF gibi uluslarası kuruluşları, ABD, AB gibi birleşik güçleri, NATO gibi askeri kuvvetleri olan ve kendisini “olması gereken dünya” olarak dayatan ve bundan sonrasının “tarihin sonu” olduğunu iddia eden bir paronaya bu…

Öte yandan sosyalist dünya çökmüş ve dünyanın orta yerinde (İslam dünyası) koskoca bir boşluk duruyor.

Arap denizi içinde küçücük bir ada olan İsrail’in haydutlukları, şımarıklıkları, korsanlıkları…

Yeryüzünde bir milyar insan aç sabahlıyor…

Tarihin “devrimci güçleri” ya yenilmiş, ya kenara çekilmiş, ya da susmuş, susturulmuş…

Bir yerlerden bir ses lazım.

Bir isyan, feryat, çığlık lazım.

Söylendiğinin aksine “otoriteye itaat” değil; otoriteye başkaldırı lazım.

“Lailahe illallah” otoritelere isyanı ifade eder.

Bu isyan olmadan İslam’a giremezsiniz bile, işin başı bu.

Bu öyle bir isyandır ki yeryüzünde zorbalık yapan herkese karşı, zulme uğrayan bütün insanları meydanı boş bırakmamaya çağırır: “Yeryüzünde zorbalık yapanlara ve insanlara zulmedenlere yol verilmemelidir!” (Şura; 42/42).

Nerede zorbalık yapanlara? (neresi olursa olsun) yeryüzünde…

Kime zulmedenlere? (kim olursa olsun) insanlara…

İşte bunları yapanlara “Yol yoktur!” (innemâ’s-sebîlu) diyor Kur’an.

Yani bunları yapanlara yol verilmemeli, meydan onlara bırakılmamalı, zulme uğrayanlar ve zorbalığa maruz kalanlar onları karşı birleşmeli, ayağa kalkmalıdır…

***

“Ashâb-ı Sefîne” (Gemi arkadaşları) yolculuğu bu açıdan önemli derslerle dolu.

Kanımca bugün dünyada ‘yenilmiş’ iki ruh var: İslam dünyası ve sol/sosyalist dünya…

İnsanlığın vicdanı ve donmuş dimağı bu ikisinin bir araya geldiği yerden yeniden kıvılcım alabilir.

Sinerji, ateş, kıvılcım buradan çakabilir.

Ashâb-ı Sefîne (Gemi arkadaşları) bunun apaçık göstergesi oldu.

Gemidekiler işte bu ‘yenilmiş’ iki ruhu temsil ediyorlardı. Avrupa’dan gelenlerin hemen tamamı solcu, sosyalist, komünist veya ateistlerdi. Kaba bir hesapla gemidekilerin 3/2’si dinî dünyadan, 3/1’i sol/sosyalist dünyadandı.

Son bir hafta içinde dünya sokakları bunlarla hareketlendi.

Gemiye İsrail’in içinden destek verenler dahi dindar Yahudiler ile İsrail soluydu.

***

Elinizi vicdanınıza koyun, aylardır ne yazıyoruz?

‘İnsanlığın “diri kalmış damarı” buradan çıkacak’ demiyor muyuz?

‘Küresel kapitalist hegemonyaya karşı alternatif dünya potansiyeli burada var’ demiyor muyuz?

‘Tarihin devrimci güçlerini çağımızda bunlar temsil ediyor’ demiyor muyuz?

‘Bunlar elele vermeli, yakınlaşmalı, kan davalarını bir kenara bırakmalı, tarihin ve insanlığın kendilerine yüklediği sorumluluğu yerine getirmeli’ demiyor muyuz?

Ashâb-ı Sefîne’nin (Gemi arkadaşlarının) dinî ve ideolojik profilini çıkarın bakalım, ne görüyorsunuz? İslam ve sol değil mi? Daha geniş açıdan din ve sol değil mi?

Gemiye Almanya’dan katılan Alman sol parti milletvekili, Almanya solcularını sokağa döktü. Ölenlerin sayısını 9 değil; 19 olduğunu söyledi. Bakın bakalım ölen diğer 10 kişi kim?

Taziye ziyaretinde gittiğimizde İHH Başkanı Bülent Yıldırıp Brüksel’de gemiye Avrupa’dan gelenlerle ortak basın toplantısı düzenleyeceklerini söyledi. Öyle anlaşılıyor ki “Mavi Marmara Davası” olarak tarihe geçecek bu dava yıllarca sürecek ve savunmasını Avrupa’da sol guruplar yapacak…

İyi de olacak.

Çünkü “ortak bir vicdan” onlarla ortayı çıktı.

Vicdanı donmuş dünyayı sarstılar.

Kalpsiz bir dünyanın kalbi oldular.

Ashâb-ı Sefîne’den (Gemi arkadaşları), dünya semalarına insanlık, vicdan, merhamet, adalet, özgürlük, masumiyet, yardım, infak, fedakarlık, ötekicilik, dayanışma mesajları dalga dalga yayılmadı mı?

Bir “insanlık vicdanı” olduğunu, olabileceğini bütün alem görmedi mi?

Gördü görmesine de Türkiye’nin “mahalle duvarları” göremiyor!

***

Tekraren söyleyelim:

Mahalle duvarlarını yıkmalıyız.

Türkiye’de sol dünya, İslam ile ilişkilerini gözden geçirmelidir. Dinsiz olunabilir ama vicdansız olunamaz. Kaldı ki hangi din? Hangi din yorumu? Bu noktada toptancılık yapılıp epeyce çamlar devirildiği görülüyor. Kanımca Kur’an’ı alttakilerin/ezilenlerin gözüyle yeniden okumalı, etkilenmekten hiç gocunmamalı, gurur ve kibir yapmamalı, İslam’a dinlerden bir din muamelesi yapmaktan vazgeçmelidirler.

Öte yandan Türkiye’de dinî dünya da, sol ile ilişkilerini gözden geçirmelidir. ‘Allahsız komünistler’ türünden toptancı yaklaşımları terk etmelidir. Dünyadaki sosyalist tecrübeyi yeniden değerlendirmeli, Das Kapital’i okumalı, etkilenmekten hiç gocunmamalı, gurur ve kibir yapmamalıdır. Hiç olmazsa Ashab-ı Sefine’de (Gemi arkadaşlığında) kendileriyle ölüme gelenler hatırına vicdan muhasebesi yapmalıdır.

Örneğin 70’li yılların sağcı/dinci kuşağı ile arasına mesafe koymalıdır. “Kanlı Pazar” kepazeliğini reddetmeli, orada yaşananların bugünün İslamcılarını bağlamayacağını, Amerikan 6. Filosunu taşlayan Deniz Gezmişlerin artık sembolik de kalsa yanında olduklarını söyleyerek iade-i itibar yapmalıdırlar.

Yeni kuşaklar için hatırlatalım, o “Kanlı Pazar” ki 16 Şubat 1969 tarihinde İstanbul Bayazıt meydanında ABD’nin 6. Filo’sunu protesto etmek için 76 sol gençlik örgütünün toplandığı sırada meydana gelen olaylara deniyor.  Gösteri yapılmadan önceki günlerde Komünizmle Mücadele Derneği uyarılarda bulunarak halkı tepkiye çağırdı. O gün, diğer bir grup da Beyazıt meydanında taşlı sopalı beklemeye koyuldular. İki grup meydanda karşılaştı. Olaylar sırasında Ali Turgut Aytaç ve Duran Erdoğan adlı gençler bıçaklanarak öldü. Ayrıca yaklaşık 200 kişi yaralandı.

Bugünün Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi’si, o günün sağcı/mukaddesatçı/dinci kışkırtıcılarındandı. Bugünün Fethullah Gülen Hocaefendi’si, o günün Komünizmle Mücadele Dernekleri Erzurum Şubesi kurucularındandı. Bugünün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü, o günün mitinge saldıranların organize yeri Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) bünyesindeki 40’lar şurası üyesiydi.

Bir sonraki kuşak olarak gençlik yıllarımı MTTB ikliminde geçirmişim, o kökten geliyorum.

Ve bugün bize devreden bu utanç dolu mirası reddediyorum.

Şu rezalete bakın ki Amerikan 6. Filosu geliyor diye Karaköy’deki genelevlerine boya badana yaptırılmıştı! Dönemin mukaddesatçı/sağcı/dincileri Deniz Gezmişlerle birlik olup 6. Filo’yu protesto edeceğine, Amerikan filosunu savunup solcuları taşlamıştı!

Nereden baksan tutarsızlık nereden baksan ahmakçaydı!

Kanlı Pazar olduğunda (1969) ben sekiz yaşındaydım, demek ki ilkokula bile başlamamışım. Bir önceki kuşağın yanlışları bir sonraki kuşakta da devam etmek zorunda değil. Bugünün İslamî çevreleri bu olay ile ilgili “redd-i miras” yapmalıdırlar.

İslam ve sol birbirine düşman değil, olmaz, olmamalı. Birileri taammüden (tasarlayarak) düşman yaptı!

***

Artık zamanın ruhu değişti, devran döndü.

Türkiye’nin ve dünyanın geleceğinde İslam ve sol var.

Madem vicdan kaynaşmasının zemini oldu gemi, vicdan ayaklanmasının menbağı neden olmasın?

Yol uzun, engebeler çoktur.

Üstelik “gök ekini biçer gibi” kayıplar oluyor.

Sağlam yoldaşlar, pak gönüldaşlar lazım.

Şu an politikalar üretecek devletlere ve hükümetlere değil; devletleri ve hükümetleri politikalar üretmeye zorlayacak hatta mecbur bırakacak “sokaktan gelen seslere” ihtiyaç var.

“Alttakilerin” birbirine açılmaya, kaynaşmaya, buluşmaya, birleşmeye ihtiyacı var.

Ortak bir sineye, dile, damara, vicdana ihtiyaç var.

“Ashâb-ı Sefine” (Gemi arkadaşlığı) iyi bir başlangıç değil mi?

Hiç mi hatırı yok?

Not: Ashab-i Sefîne’nin en genç yolcusu 19 yaşındaki Furkan Doğan, Kayseri’den değerli hemşehrim ve kardeşim Ahmet Doğan’ın oğluydu. Cesedi teşhis ederek gördüğü sabahın ilk saatlerinde yanındaydım ve gün boyu beraberdik. Çok zor saatlerdi. Acı ve gurur arasında saatlerce gitti geldi. Kendisine ve ailesine tekraren başsağlığı, Furkan’a da Allah’tan rahmet dilerim. Ashâb-ı Sefîne şehitleri Anadolu bozkırlarının her bir köşesine tohum saçılır gibi gömüldüler. Ruhları şâd, mekanları cennet olsun.

Paylaş:

16 Comments

  • Aydın AKIN Posted 8 Haziran 2010 22:56

    Selam Hocam,<br>İnsanın bu konuyu medyatik bir olay olarak algılaması olayın vehametini örtüyor.Sol veya islam merkezinde bu yorumunuz oldukça ilginç gerçekten.Sahiplenen olay insanın vicdani aksiyomlarını harekete geçiriyor.Tarihin sonu olacaksa bu olay bir kırılma anı olabilir sanırım.Bu konuda düşüncelerinizden istifade etmek istiyorum Sayın Hocam.TEEKKÜR EDERİM.

  • Aydın AKIN Posted 8 Haziran 2010 23:02

    Hocam ayrıca mutlaka okunmalı diyebileceğiniz bir kaynak listesi tavsiye ederseniz minnettar kalırım.Vesselam

  • M.Polat Posted 9 Haziran 2010 03:30

    Harika bir yazı(makale)okudukça kurana yönelmenin önemini kavrıyor,kurana bakışımın dönüm noktasını yaşıyorum.Her ayetin vurgusunu yüreğimde hissediyor ve sizin yorumlarınızla devrimci ruhum ayağa kalkıyor gerçek kıyamı yaşıyorum.evet 80li yıllarda yeni yetme sosyalisttim.Babam CHPli bir esnaftı namazında niyazında çok okuyan biriydi.onun çeşitli kitaplarından yararlandım ama dine uzaktım ama

  • Muharrem Suat CANKAYA Posted 9 Haziran 2010 18:05

    YAŞASIN ALLAHIN SOSYALİZMİ

  • Muharrem Suat CANKAYA Posted 9 Haziran 2010 18:10

    KAHROLSUN ALLAHIN SOSYALİZMİNE KARŞI DURANLAR

  • Veli Yıldız Posted 9 Haziran 2010 18:34

    1960 lı ve 70 li yıllarda sosyalistler ve komünistler dinleri,özellikle islamı ne kadar çağdışı gördüklerini hatta alaya aldıklarını bugünkü nesil bilmez.Siz de bunu fırsat bilip sol ile islamı kaynaştırmaya çalışın ama nafile.Çünkü islam düşmanlığı solun kalbine işlemiş,dini akıl ve mantık dışı saydığı için anlamaya da hiç yanaşmamıştır.Sol, islamı anlamaya çalışsa önce beyinleri

  • ibrahim pinar Posted 10 Haziran 2010 20:24

    Ihsan beyin yazilarina hayran kaliyorum,Bende Ihsan beyin yetistigi mecra ve menbalardan su ictim ve simdi aynen o hurafeye ve zalimin hegemonyasina dayali ideali terk ettim,reddettim,saf kuranin ozune dondum.<br><br>2 konuyu irdelemek istiyorum,dikkatlere sunmak istiyorum.<br><br>1- Veli yildiz&#39;inda degindigi gibi gercekten solcularin dine,dinlere karsi hala allerjileri var!Onlara gore din

  • mura Posted 10 Haziran 2010 21:49

    veli efendi, rasulullah buyurduki:&quot;benim ümmetimin ayakları,geçmiş ümmetlerin ayak izleri üzeredir&quot;.ashab sordu:&quot;ya rasulullah,bu ne demektir&quot;.rasulullah dediki:&quot;benim ümmetimde aynen hıristiyanların ve yahudilerin bozulduğu gibi bozulacak,aynen onlara benzeyecek!&quot;.şimdi kardeş şunu iyi anlamak gerekki,gerek türkiyede ve gerekse islam coğrafyalarının pek çok yerinde

  • YAVUZ SOYSAL Posted 11 Haziran 2010 11:27

    Hakikatin şahidi olup, buradan inşa ettiği teoriyle ,yaşama müdahale edecek yeni bir damar oluşacak.Dinin ritüeller,haramlar yığını ortaçağvari karabasan söyleminden,tarihi,doğayı ve hayatı kavrayan,ezilenlerin sesi soluğu pırıl pırıl bir söyleme geçiyoruz.Bütün tarafları kapitalizmin işlevsel hale getirdiği jargonlarından sıyrılıp,hakikatle çırılçıplak,mülkiyetsiz bir ilişki kurmaya

  • devrim Posted 12 Haziran 2010 08:54

    öncelikle yazınız gerçekten güzel olmuş İhsan Bey. ben mura isimli kişinin söylediklerine katılıyorum. sol kesim,solyalizm,kominizm vb. dini milletin afyonu olarak görüyorlar ki bundada haksız değiller elbette haklılar.Eger Sol un islama birlikte hareket etmesi isteniliyorsa, öncelikle gerçek islamiyeti, Kuran ın ne dediğini anlamaları lazım. Peki bunu kim anlatabilir. Ülkenin sağcı güçleri mi..

  • AHMETUYSAL Posted 13 Haziran 2010 19:06

    hocam yine elinize sağlık.Bu güzel yurdu bu küresel kapitalistlerden ancak ve ancak inançlı mümünler ile gerçek sol/sosyalistlerin işbirliği ile kurtulabilir.Veli kardeş sen solcuları suçları suçlayarak kolaycılığa lkaçıyorsun.sanki yeryüzünde yüce Allah!ın dininin mi uygulandığınımı zannediyorsun.Lütfen bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaYALIM.TANIMAYA ÇALIŞALIM.GERÇİ MURA KARDEŞ güzel bir

  • Fatih Demir Posted 14 Haziran 2010 21:06

    Taasubu olmayan solcular ahlaki ve vicdani değerleri açısından yeryüzünün ehlikitapları gibidir benim için. Hristiyanları değil onları en yakın görüyorum kendime. Kur&#39;an da bize hristiyanların inananlara en yakın olduğunu söylüyordu ya, unutmayalım.

  • Onder Bayram Posted 16 Haziran 2010 10:01

    Sevgili Eliacık<br>Sagda ve soldaki bu vicdan duygusu, yeni yolların garantisi olmaz belki ama, pekala vicdanlı ve adaletli yeni bir dunya hayalinin ilk adımı olabilir.<br><br>Baska bir yazınızda kurandaki esitlik vurgusunu yazmıssınız. Bende sol bir parti olan Esitlik ve Demokrasi partisi Istanbul il yoneticisi olarak yazınızı iletisim kanallarımıza gonderdim. yuz yuze de gorusmek umidi ile<br>

  • AHMETUYSAL Posted 20 Temmuz 2010 17:01

    şaban korkmaz ve fatih demir kardeşlerin yorumlarına yürekten katılıyorum.lütfen önyargılarımızdan sıyrılıp şu yaşadığımız adaletsizliklerle, siyasal kimliği ne olursa olsun karşı çıkanlarla birlikte hareket etmek neden zor geliyor.Abdestli kapitalistlerle birlikte olmak acaba daha kolaymı geliyor.üstadım eliaçık YOLUMUZ HEP BİRLİKTE AÇIK OLSUN.SELAM İLE

  • Anonymous Posted 10 Ekim 2012 12:38

    şimşek<br />ELEŞTİRİ<br />çok güzel bir yazıidi taki son cümleler bir ilahiyatcıya yakışmadı.kendinizle ve radikal çıkışınızla çelişen cümleniz….<br /><br />Ashâb-ı Sefîne şehitleri Anadolu bozkırlarının her bir köşesine tohum saçılır gibi gömüldüler. Ruhları şâd, mekanları cennet olsun. <br />ELEŞTİRİM BU CÜMLEDE ŞUDUR.<br />Ruhları şâd, mekanları cennet olsun.(ölüleride cennete koydunuz.) <br

  • Şinasi ULUDOĞAN Posted 5 Mart 2014 14:52

    İhsan hocanın İslamdaki eşitlik anlayışının bir kısmı doğru olmakla beraber Necm suresi 39. ayetle örtüşmeyen yönleri mevcuttur.. İslamda&quot;YAN GEL YAT OĞLUM OSMAN BİR TARLA BOSTAN &quot; anlayışı yoktur. İslam&#39;da Resulullah gibi bir hayat tarzı sürmenin gerekliliği ,dünya süsüne aldanmama ,tekasür yapmama konularına ve sürekli helal kazançlardan ihtiyaç sahiplerini gözetme olayı vardır.

Add Comment

Fatih Demir için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.