ihsaneliacikeditör
“Camide olup ayakkabılarımı düşünmektense, yolda yürüyüp Allah’ı düşünmeyi tercih ederim.“
Ali Şeriati
-
Tarih boyunca kimi kişiler, aileler, sülaleler, hanedanlar, ırklar, cinsiyetler ve milletler kendilerini insanlığın genel gidişatından ayırarak üstün olduklarını, diğerleriyle eşit seviyede tutulamayacaklarına inanmışlardır. Kimine göre tanrı onları özel, ayrıca veya önce yaratmıştır. Geri kalanlar onlara hizmet için veya onların döküntüsü ya da artığı olarak vardır. Kimine göre de tanrı onları insanlığı uygarlaştırmak, çağdaşlaştırmak, ilerletmek için…
-
Önce bazı “fâideli” bilgiler… Esâtir, menkibe, kıssa, tarih… Çoğu zaman bunların birbirine karıştırıldığını görüyoruz. Oysa Kur’an kıssalarını iyi anlayabilmek için, bu sözcüklerin, bu dili (Arapça) konuşanın zihninde nasıl belirdiğini doğru anlayarak işe başlamamız gerekir… ESÂTİR kelimesinin kök anlamı Arapça’da yazmak demek… Yazı (satır), yazılı olan satırı okumayıp atlamak (istâr), uyduruk söz yazmak (satara’l-ekâzîb), efsane, hurafe…
-
Evet, günümüz kiriterlerine göre Hz. Muhammed “zengin” olamadığı için hayatta başarısız birisi olarak görülmek durumundadır! Günümüz dünyasının kriterlerine göre bakacak olursak Hz. Muhammed (s.a.v) “başarısız” birisidir. Çünkü 23 yıl süren “kariyer” hayatının sonunda “beş parasız” bir yoksuldur. Bu mantığa göre o, hayattaki fırsatları iyi takip edememiş, “köşeyi dönmek” için önüne konan fırsatları değerlendirememiş, aklını iyi kullanıp…
-
Adnan Menderes’in asıldığı yıl (1961) doğmuşum. Aynı tarihlerde doğan binlerce, onbinlerce yurdum insanından birisi olarak, cuntalarının, Yassıadaların, idamların orta yerine düşmüşüm yani. Ağlama seslerim tank seslerinden duyulmamış bile… Darbeyle, tankla, cuntayla karşılamış bu topraklar beni de bu dünyaya… İlkokula 12 Mart ile başlamışım. O dönemden hatırladığım tek kare, rahmetli babamın köstekli saatine bakıp “Ajansları aç…
-
“Yaşayan Kur’an” meal-tefsiri üzerine…” Yeni çıkarttığı “yaşayan kuran” adlı meal tefsiri ile kurana bambaşka bir bakış açısı getiren, mucize kavramını yeniden yorumlayan ve bu yaklaşımı ile kimi sert eleştirilere maruz kalan Recep İhsan Eliaçık ile yaptığımız söyleşiyi zevkle okuyacağınızı ümit ediyorum. Okuyucuların tanıması için, İhsan Eliaçık kimdir? Bize Kendinizi tanıtır mısınız? İsmim: İhsan Eliaçık, Kayseriliyim…
-
“İhsan Eliaçık ile Ufuk Turu” “Kur’an’da Kıssalar, Mustazaf Ve Mustekbir Kavramları Üzerine…” Röportaj: Elif Öztemiz Nida Dergisi / Sayı: 125 – Mart Sayısı 2008 Elif Öztemiz: İnsanın zaman içerisinde değişen konumunu kavramak gerektiği kanısındayız. Çünkü insanın konumunu kavramadan geliştirilen söylemlerin yerli yerine oturmayacağını düşünüyoruz. Ve insanı tanımak için de Kuranı Kerim elimizde çok güzel bir…
-
SÖYLEŞİ (STAR GAZETESİ) ‘Peygamber bugünkü kıyafetle düşünülemiyor’ Yazar İhsan Eliaçık ‘Yaşadığımız toplumun genel, yaygın ve makul kıyafetini giyersek Hz. Muhammed’in tutumunu bugün gerçekleştirmiş oluruz. Peygamber’in yedinci yüzyıldaki tavrından bunu çıkarıyoruz’ diyor. Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan ‘Hz. Muhammed bugün yaşasaydı nasıl giyinirdi’ başlıklı yazısında ‘dindarlığın yaygın tutumlarına diken batıran bir yazar’dan bahsetti. Adı geçen kişi…
-
“İhsan Eliaçık, Yaşan Kur’an mealini anlattı” İsmail DoğuHaber 7 Bugüne kadar “Değişim Dergisi” ile “Bilgi ve Düşünce Dergisi”nin Genel Yayın Yönetmenliğini yapmış, bu dergilerin yanı sıra Yarın dergisi ile zaman Gazetesinde makaleleri yayınlanmıştır. Halen Gerçek Hayat dergisi ile haber10.com’da makaleleri yayımlanmaya devam eden yazar Eliaçık, bugünlerde yeni olarak yayım hayatına başlayan Söz ve Adalet Dergisi’nin…
-
İnsanoğlunun “bağımlılıktan kurtulma” arayışı insanlık tarihi kadar eski… Sıcağın soğuktan, meyvenin ağaçtan ve yazının fikir halinden “kopuşunun” Arapça’da “HRR” kökünden gelen kelimelerle ifade edilmesinden de anlaşılacağı gibi hürriyet (özgürlük) tüm bağlardan kopuş, kurtuluş manasına geliyor. Tarihte, hayatta ve tabiatta insanı kuşatan onca bağ varken insanoğlu bu bağlardan nasıl kurtulacak? Arapça’da hürriyet sözcüğünün geldiği “HRR” kökü…
-
Türkiye’de, herhangi bir kahvehaneye gidin, yandaki masadan, ortalama bir vatandaşın şöyle dediğini duyabilirsiniz; “Ne demiş Cenab-ı Hak; ‘Kul hakkıyla karşıma gelme!” Nerede demiş? Hangi ayette demiş? diye itiraz etmenize gerek yok, çünkü bu söz, tam da Kur’an’ın ruhununun Müslüman halk muhayyilesinde yoğrularak dile gelmiş ifadesidir. Türkçe’de deyim haline gelmiş böyle sözler çoktur; “Harama uçkur çözme”,…
