Konumamak

“Profesör”, Bir 12 Eylül hikayesi

Biz ona “profesör” derdik. Gerçekten de iyi yetişmiş bir profesördü.  Beş dil biliyor, hepsini de ana dili gibi konuşuyordu. Uzmanlık alanı “Türk Devrim Tarihi” olmakla birlikte, derin bir genel tarih bilgisine sahipti. Osmanlıcaya vakıf, Fars edebiyatına hâkimdi. 50 yaşlarında olan “profesör” koğuşa getirildiğinde tir tir titriyordu. Saçları üç numara ile tıraş edilmiş; ağzı, gözü yara...

“Kapuska” Bir Eylül Hikayesi

1 Eylül barış Günü anısına… *** Önümüze konulan ve bir mahalle pazarından sonra toplanan “lahana artıklarıyla” yapıldığı izlenimi veren “kapuska” adlı içimizi döndüren yemeğe tahta kaşık sallayan üç kişiden birisi de bendim. Farklı ideolojik guruplardan gelmiş ve üçü de şimdi aynı “kapuskaya” talim etmek ve aynı ranzada tıkış tıkış yatmak zorunda kalan bu üç kişi; Rizeli bir balıkçının solcu, Maraşlı bir çitçinin ülkücü ve Kayserili bir memurun İslamcı oğlu olan ben… Rizeli balıkçının...

Takip edin

Konular