Konu

kriz

k

İslâm’ın Krizi (2)

2- Krizin Felsefî Kökleri İkbal’in dediği gibi Peygamberlik kemale eriştiği için kendi kendini ortadan kaldırmıştı. Çünkü peygambere gelinceye kadar eski dünyanın insanları “kurtarıcı” beklentisi içindeydiler. Ancak bu beklentiler ilelebet süremezdi. Bir yerde bitmeli ve insanlar kendi “akıllarıyla” baş başa kalmalıydılar. Böylece Allah’tan haber bekleme (vahiy) dönemi bittiği için insanlar kendi tecrübî (istikraî) akıllarıyla başlarının çaresine bakacaklar, alemi doğrudan akıl ve tecrübeyle...

İslam’ın Krizi (1)

“Kriz” kelimesinin kökü Hint-Avrupa dilindeki “krei” kelimesine dayanıyor. “Krei” iyiyi kötüden ayırmak anlamına geliyor. Buradan diğer batı dillerine çeşitlenerek yayılmış; kritik, kriter, otokritik, sekreter, sekrosyon, konçerto, konser, kriminal… bu kelimelerin hepsi Hint-Avrupa kökünden batı dillerine, oradan da Türkçe’ye geçmiş. Eski Yunanca’da “krinein” hüküm vermek, yargılamak, “kriterion” yargılama ölçütü, test,  Fransızca’da “critere” ölçüt, Latince’de “cernere” ayırt etmek...

İslam’ı yıkan üç şey (3M)

Yeryüzünde 1 milyar Müslüman… Mağripten maşrika saraylar, hanlar, hamamlar… Mavi göğe yükselen minareler… Susmayan ezanlar, inmeyen bayraklar… Namazlar, cumalar, bayramlar, kurbanlar… Kabirler, türbeler, fatihalar, yasinler… Bütün bunlar İslam’ın yeryüzünde gürül gürül yaşandığı, dimdik ayakta durduğu anlamına mı geliyor? Eğer öyleyse “Geçip giden varsa İslam’ın şu çiğnenmiş diyarından”, “ümmet-i merhume” (ölü ümmet) haline gelmiş ve “felç-i iradiye mübtela olmuş” hal-i pür melalimize (yerlerde...

Kategoriler

SON İÇERİKLER

ARŞİV

Takip edin

Konular